EVLİLİKLERDE…. ikinci bahar
Uzun yıllar süren evlilikler, zamana yenik düşüp kısır bir döngü içine giriyor gibi. Hayat, iş, güç, geçim derdi, çoluk çocuk derken zaman hızla akıp gidiyor. Bir bakıyoruz çocuklar büyümüş, yetişkin birer birey olmuşlar.
Ev içinde geçirdikleri vakitler, aile ile paylaşımlar azalmış, belki de evden ayrılmışlar, anne/baba başbaşa kalakalmışlar.
Bu süreç içerisinde eşler birbirlerinden öylesine uzaklaşmış oluyorlar ki, kimse bunun farkına bile varmıyor. Ortak payda da buluşmayı bırakın, bir arada oldukları zaman sürekli bir çatışma içine düşüyorlar.
Eleştiri ve özeleştiriler başlıyor ardı ardına…Kavgalar ve tartışmalar giderek artıyor. Hele ki yaşlar 40-50-60 oldumu, hayatını, yaşadıklarını sorgulama dönemine giriyor.
Kadın/erkek birbirlerini beğenmemeye, sürekli eleştirmeye “benim hayatım demeye başlıyor.
Kıyafetten tutunda, konuşma, davranış, ten uyumuna kadar her şey ortalıklara dökülüyor. Sanki birlikte upuzun yıllar geçirmemiş gibi.
Kadın isyan ediyor, “Ben Hayatımı Hiç Yaşamadım”
Erkek isyan ediyor, “Bıktım senin dırdırından”
Kadın her şeyiyle evinde yuvasında mutlu iken, eşinin aldatmasıyla dünyası yıkılıyor. Kabullense, kendine duyduğu saygıyı yitirecek sevdiğini, eşini , bir başkasıyla paylaşacak, kabullenmese maddi
imkansızlıklar yüzünden nasıl hayatta dimdik duracak….
Bunu başaracak gücü ve cesareti yok ise o zaman neler olacak.
Zor işler bunlar zor.. Belli bir yaşa geldikten, boyunca çocuklara sahip olduktan sonra yaşanacak şeyler değil bunlar, çocuklar büyüdüklerinde eşler, bambaşka bir sayfa açmalılar kendilerine.
”Ben Hayatımı Hiç Yaşamadım” ne demekse , yaşamadın da peki bunca yıl aklın nerdeydi çocuklar büyüdükten sonra yaş belli bir kemale ermiş, gençlik elden gitmiş.
Hadi diyelim yapmak istedikleri var, gerçeklerştirmek istediği hayalleri
Ya sonra; bunlarda doyuma ulaştıktan sonra o zaman ne olacak. Hele ki akşamları herkes evine kabuğuna çekilirse .
Evli iken zannediyoruz ki! ayrıldığımızda tüm bu sorunlar bitecek, mutluluğa, huzura, rahata kavuşacağız, madi imkanlar da iyi ise neden olmasın ki diye düşünebiliriz. Keşke her türlü sorun maddiyatla çözülebilseydi.
Şunu unutmamalıyız ki yaşayacaklarımız yapabileceklerimizle sınırlıdır.
Eğer bir evlilikte, dayak, taciz, şiddet, aşırı alkol, ihanet yoksa evliliği bir şekilde kurtarmak ve evliliğe yeniden can vermek gerekir diye düşünmek en doğrusu bence.
İkinci Baharı yaşamak için mutlaka, yeni bir sevgiliye/aşka ihtiyaç yok gibi… Yine, yeniden diyerek İkinci Bahar yaşanmalı eşler arasında….
Sevgili Sezen Aksu’nun da dediği gibi;
Sezen Aksu – Ikinci Bahar
. –
Evlilik kutsaldır, değerlidir sağlam bir aile için… Bir evliliği dağıymak bir anlık bir kararla, bir evliliği yürütmek, hele ki mutlu bir şekilde yürütmek uzun çabalar, karşılıklı fedakarlıklar ve özveriilerle olabilir…
Dağıtmak, dağılmak yerine kurtarmayı denemeye evet diyorsanız, önce kendinizi sonra eşinizi sorgulayın ve mutlu anlarınızı düşünün…
Bugünden başlamaya ne dersiniz….




